Ana içeriğe atla

Dondummmm buzzzz

Daha kış gelmeden üşümeye başladım yahu, oysaki hava ılıktı güzeldi geçen haftalar birden niye bozdun Ankara?
Sabah erkenden kalkıp okula gitmeden hatta daha hazırlanmadan mesajlarımı kontrol edeyim, ordan da bi hava durumuna bakayım dedim de hissedilen -2 dedi .s.s Allam bu nasıl bişi kar da yağsın o zaman :3
Neysem ne dicektim...ımm...
Sonra ben bu eksiye kanıp boyunlu kolsuz kazağımı, üstüne de deri montumu giydim tabi dışardan gören benim kutuptan filan geldiğimi düşünmüş olabilir çünkü ankarayda camdaki yansımama bakarken ben de öyle düşündüm :D
Sonra öğlen oldu, saat ikiyi geçti dersten çıktık eve doğru gitmeye başladım, önce Kızılay'a kadar yürüyecektim sonra AVM'de harcadığım paralar fazla geldi gözüme, artı bir kilocuk almışım vermem lazım :P ben de tabana kuvvet eve kadar yürüdüm, ama ben yürüdükçe hava güzelleşiyor, atmosfer hele Kurtuluş Parkı ayrı hoş geliyor, sonra sıcak ekmekler....
Evet konudan da baya sapmışım neyse :D kısaca bugün de Ankara dört mevsimdi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ölmedim ama Uçurumun Kenarındayım

Uzun zamandır bloga girmiyordum, okuyan da yok malum ama burası bana günlük gibi geliyor la la la :D Yazacak bir şeyimin olmaması da oldukça güzel... Aslında var yazacak çok şeyim ama yazmak için insanın vakti olması lazım ve benim vaktim var ama boş işler ile harcıyorum. Bilmem duydunuz mu -ki kesin duydunuz- Pinterest diye bir uygulama var her boşluğumda oraya giriyorum Allahım efsane bi şey :D öyle sağ sol yapıyon aşağı iniyon falan yeni yeni fotolar, duvar kağıtları Evet Türkçe'yi de katlettiğime göre ben editimin başına döneyim

Orange (bol spoiler)

Gelecekten gelen mektuplar ve değişen bir kader... Orange'ın kısaca konusu bu, oysaki içinde bundan daha fazla güzellik saklıyor. Bu mangayı ilk başladığı zaman Türkçe olarak başlamış ve Türkçe olarak bitirmiştim, düzenli takip ettim mi? Tabi ki hayır, özellikle son bölümleri aynı günde okudum, aslında seri bitince kaldığım yerden başlayıp okumuştum yaklaşık on bölümü filan ki zaten kısa bir manga 22 bölüm, neyse konu bu değil... öhö.. öhöm.... Naho biraz saf ama bolca temiz kalpli, aşırı sevimli, duygularını ifade etmede aşşırı güçlük yaşayan hanım hanımcık baş kızımız, biraz da minyon bi şey tam beslemelik :D Kakeru esas boy'umuz -:3-, uzun boylu, kara saçlı kara gözlü bir cengaver ki onu gördükçe bizde bir erimeler, sandalyeden kaymalar... neyse uzattım; bu yakuşuklu boy'umuz Najo'ların okula transfer oluyor ve daha ilk günden Naho'nun tayfası ile birlikte takılmaya başlıyor; lakin şöyle bir şey var ki sabah annesi oğluşumuzu uyarıyor: ''Doktora be...

Ve Pengush Sahnede fufuuu

Takip ettiğim -okuduğum- bloglar yetmiyordu bende bir danecik de ben açayım dedim :D Tabii azcık da utanmıyor değilim de artık utanma yok *zincirlerini kırar* anneme çektirdiğim her şeyi size de çektircem zuhahahaa -saçmalık level: max ve fırladı- öhöm öhöm neysem... şimdiluk yeter ^^

Advertisement

Main Ad